Son güncelleme Aralık 25th, 2025 12:08 AM
Eyl 29, 2014 admin Sendikal Birlik'ten Açıklamalar 0
Ülkemizde yıllardır süren, şiddet, terör ve çatışmaya dayanan ve on binlerce insanımızın .lümüne neden olan bir dönemin sonunda, silahlar susmuş, barış hedefli yeni bir süreci yaşıyoruz.Kuşkusuz bu dönemin bir çok yönden değerlendirilmesi mümkündür. Öyle de oluyor zaten.
Bakıldığında bir kesim ülkemizin b.lüneceği kaygısı ve konuya ilişkin binlerce şehidin verildiği,bunun için mi gençlerimizin .ldüğü duygusuyla süreci tümden reddetmektedir. Bunun karşısında birbaşka kesim ise, süreci tümüyle sahiplenmekte ve başkaca hiçbir değerlendirme yapma gereği dahiduymadan, gelişmeleri kabullenmektedir.
Siyasal partilerin hemen hemen tümünün, mesele bir siyaset malzemesi değil, partiler üstü birülke meselesidir söylemlerine karşın, özellikle AKP meseleyi meclise getirmekten özelliklekaçınmaktadır. Sürecin başlangıcında ülkenin ana muhalefet partisinin” kredi açıyoruz” yaklaşımına”senin kredine ihtiyacımız yok” diye yanıt veren başbakan, şimdi bu ”ülke meselesi” konusunda hiçbir bilgi vermediği ana muhalefet partisini, barış karşıtı olmakla suçlamaktadır. Burada mesele şuparti bu parti meselesi değildir. Kürt sorunu gibi ülkenin en önemli sorunu sayılan ve pek çok etkeniolan bir konuda akılcı ve gerçekten toplumun en geniş kesimi arasında uzlaşmayı sağlayacak biriradenin ortaya çıkmasına ihtiyaç vardır. Kamu oyunun büyük oranda meseleye bakışı, AKP ile Kürthareketi anlaştı, süre. ikisi arasında devam etmektedir, biçimindedir.
Ülkemizde yaşanan Kürt sorununun, bir çok etkeni ve bir çok boyutu olduğunu ifade etmiştik.
Derin tarihi kökleri olan ağır bir sorundur. Bu gün Kürt sorununun emperyalizmin Orta Doğu’dakiemellerinden veya projelerinden, BOP’dan vb bağımsız olduğunu söylemek sahici değildir. Bucoğrafyadaki dört parçada yaşanan Kürt hareketlerinden ayrık olduğunu söylemek mümkündeğildir.AKP’nin ülkemizde ve bölgede abilerine dair üstlendiği rolden bağımsız olduğunu söylemektemümkün değildir.
Bütün bunların yanında Kürt hareketinin bir ulusal hareket olma özellikleriyle birlikte,pragmatist (yararcı) yaklaşım tarzı da eklenince, toplumun ülkemizin geleceğine ilişkin duyduğukaygıları anlamak zorunda olduğumuzda bir başka gerçekliktir.
Burada bir konunun altını kalın kalın çizme ihtiyacı vardır. Yaşanan sürecin çeşitli kaygılaruyandıran böylesine çok etkeni var diyerek, bütün bu etkenleri , başlangıçta ifade edildiği gibi,barışa karşı çıkmanın bir gerekçesi haline mi getireceğiz, yoksa evet bütün bu nedenleri göreceğiz,ama ısrarla ve inatla, demokrasinin, emekçilerin ve halkların eşit, .zgür bir biçimde bir aradayaşayacağı, kalıcı ve sahici bir barışın tesisi için mücadele mi edeceğiz? Biz Sendikal Birlik olarak,ilk günden beri ifade ettiğimiz gibi, ikinci seçeneğin, yani barış için mücadele etmenin yanındalduk, yanında olmaya da devam edeceğiz.
Öte yandan yaşanan sürece ilişkin KESK’in ve KESK içindeki anlayışların, çeşitli somutolaylarda ortaya çıkan g.rüş farklılıklarına ve bunun yansımalarına dikkat çekmekte yararg.rüyoruz. Bu somut olaylardan bir tanesi, KESK genel başkanının ”Akil İnsanlarKomisyonu”nda yer almasıdır. Yine ilk günden itibaren hem KESK MYK’sındaki arkadaşımızaracılığıyla hem de Sendikal Birlik Türkiye Yürütmesi olarak (bkz: sendikalbirlik.net), KESK genelbaşkanının ”Akil İnsanlar Komisyonu”ndan derhal geri çekilmesini isteyerek, konuya bakışımızıaçıkça ifade ettik. Bu günde bu g.rüşümüzün arkasındayız. Biz KESK’in sürece yapabileceğikatkılar için, ”Akil İnsanlar Komisyonu”nda yer almaya ihtiyacı olmadığına inanıyoruz. Bu bizimg.rüşümüz. .rgütümüzde farklı g.rüş de olan anlayışlar olduğunu da biliyoruz. Ne var ki, bir dekonuya ilişkin g.rüşünün ne olduğunu tam olarak anlayamadığımız kesimler var. Umarıznümüzdeki günlerde herkes kendi duruşunu daha açık ifade eder. Ancak ”Akil İnsanlar
Komisyonu”nda yer alıp almamakla ilgili olarak, .rgütsel bütünlük içinde olamadığımız açıktır.Buna bağlı olarakta bu gün herkes kendince doğru bildiği yolda yürümeye devam etmektedir.Şimdi yaşanan bu sürecin ve alanda doğabilecek yeni gelişmelere karşı hazırlıklı olmak veKESK bütünlüğü içinde sıkıntı yaratmadan .rgütümüzü daha ilerilere taşıyabilmek ve barışınsağlanması y.nünde sorumluluklarımızı yerine getirebilmek için ders çıkarmak gerekir. Sendikalalanda ve kamuoyunda yaygın kanaat şudur: ”AKP ile Kürt Hareketi anlaştı. AKP başkanlık ya dayarı başkanlık sistemini getirerek, Tayyip Erdoğan’ı başkan yapmak istiyor. Kürt Hareketi deyapacağı pazarlıklar sonucunda buna destek verebilir. ”BDP çevresinden yapılan’ ‘kendilerininAnayasa Komisyonu’na parlamenter sistemi önerdiklerini, ancak başkanlık sisteminin de kendileriaçısından tartışılmaz olmadığı, başkanlık sisteminin de demokratik işleyişle dizayn edilebileceği”türünden açıklamalara bakıldığında, kamuoyundaki bu kanaate ilişkin kaygılar artmaktadır. İşte buvarsayımdan hareket edildiğinde asıl sorulması gereken soru şudur. Böylesi bir sürecin .rgütümüz
KESK’e yansımaları ne olacaktır? .rgütümüzü nasıl etkileyecektir?
Biz Sendikal Birlik olarak adı ister yarı başkanlık, ister başkanlık olsun böylesi birşekillenmeye hiç bir biçimde evet demeyeceğiz. Bu gün ülkemizde zaten hızlı bir biçimde tekadam diktat.rlüğüne doğru gidiş vardır. Önce kendisinden farklı düşünen tüm muhalif kesimleribaskılandırma, göz altı ve tutuklamalarla ve her türden polis şiddetiyle bastırarak, adeta 12 Eylülgibi olağan üstü dönemleri aratmayan uygulamalarla karşı karşıyayız. Hukuk ayaklar altıda. Yargıadeta talimatlarla çalışıyor. Öğrenciler, avukatlar, gazeteciler, sendikacılar, seçilmiş siyasiler uzungözaltı uygulamaları ile cezalandırılmış durumda. Tüm bunların tek merkezden yönetildiği de hiçkimse için sır değil. Ülkenin başbakanı, kimin hangi mitingi nerede yapıp yapamayacağına,nerelerde alkol alınıp alınamayacağına, kadınların kaç çocuk yapacağına, kürtaj yaptırıpyaptıramayacağına, hosteslerin ruj rengine kadar yaşamın kü.ük büyük bütün alanlarını, dizaynetmektedir. Ayrıca bütün bu gelişmelere karşın başbakan yetkilerinin yetersizliğinden acınarak,başkanlık sistemi istemektedir. Bu koşullarda kim ne kadar süslerse süslesin, başkanlık sistemipratik olarak adeta padişahlığa tekabül edecektir. Bu nedenle bizim başkanlık sistemine evetdememiz mümkün değildir.
Böylesi bir süre.te başkanlık sistemi yeni yapılacak anayasaya girer ve anayasa halkoylamasına sunulursa ki-mevcut Anayasa Mahkemesi Başkanın 367 oyla dahi meclisten geçse yinede referanduma gidilmesi gerekir açıklaması referanduma gidilme ihtimalini artırmaktadır – KürtHareketinin bu gelişmeler karşısındaki tutumu ne olacaktır? 12 Eylül 2010 referandumuunutulmamalıdır. Üstelik bütün bu .ng.rüler bu biçimiyle gerçekleşirse .rgütümüz açısından ortayaçıkacak sıkıntılar 2010 referandum sürecinden çok daha vahim sonuçlar çıkarma ihtimali çok daha yüksektir.
Şimdi her kesimin bir kez daha düşünmesi gerekir. Hepimizin siyasal tercihleri ve aidiyetleri var. Bunları bilerek biraradayız. Bu siyasal tercihlerimize ilişkin sorumluluklarımız olduğunu da biliyoruz. Ancak hepimizin bir de .rgütümüze karşı, KESK’e karşı sorumluluklarımız var. Siyasal sorumluluklarımız, .rgütsel sorumluluğumuzun arka plana atılmasına neden olmamalıdır. Olası referandum vb sürecin, .rgütümüzde yaratabileceği kırılma olasılıklarının önlemini şimdiden almak zorundayız. El birliği ile, .rgütümüzü, birlik bütünlük içinde büyütmek, tuttuğunu koparan, hak alan bir .rgüt haline getirme tutumu içinde olma sorumluluğuyla karşı karşıyayız. Biz Sendikal Birlik olarak bu sorumluluğu en üst düzeyde yerine getirmeye çalışacağız. Her kesimin aynı duyarlılık içinde olacağına inanıyoruz. 3.6.2013
SENDİKAL BİRLİK
happy wheels
Ara 25, 2025 0
Nis 05, 2024 0
Mar 08, 2024 0
Mar 04, 2024 0
Ara 14, 2020 0
Kas 14, 2019 0
May 27, 2019 0
Kas 01, 2017 0