Son güncelleme Aralık 25th, 2025 12:08 AM
Eki 02, 2016 sendikalbirlik MANŞET, Sendikal Birlik'ten Açıklamalar 0
KESK Sendikal Birlik grubu 03.09.2016 tarihinde Ankara’da toplanmıştır. Toplantıya; Eğitim Sen, ESM, BES, SES, BTS, Yapı Yol Sen sendikalarından temsilciler ve CHP Ankara milletvekili Necati Yılmaz, Parti Meclisi Üyesi Yıldırım Kaya katılmışlardır.
Toplantı bağımsızlık, emek, demokrasi, barış mücadelesi ve 10 Ekim katliamında yitirdiğimiz arkadaşlarımıza saygı duruşuyla başlamıştır. Toplantıda sendikal, siyasal süreç ve Sendikal Birlik grup çalışmaları değerlendirilmiş, önümüzdeki dönemde bu başlıklarda yapılacak çalışmalar üzerinde görüşler belirtilmiştir
Ülkemiz de 15 yıllık AKP iktidarı emekçilerin temel sorunlarına çözüm üretememiş. kurduğu gerici ırkçı ve dinci ittifaklarla faşizmi kurumsallaştırmıştır. Tarikat ve cemaatler Cumhuriyet tarihinin hiç bir döneminde olmadığı kadar ülkenin tüm kurumlarını parselleyerek iktidar oluşturmuştur. Bu süreci yaratan AKP ve ittifakları din istismarı üzerinden toplumu maniple ederek halka ve emekçilere yolsuzluk, yoksulluk ve savaşı dayatmışlardır
Dış politikada emperyalizmin taşeronluğu ile Ortadoğu’yu ölüm bataklığına çeviren siyasal iktidar, ülkemizi cihatçı örgütlerin yatağı haline getirerek, laikliğe savaş açmıştır. Toplumu kuşatan gericilik çalışma yaşamı dahil olmak üzere ülkemizi karanlığa sürüklemeye devam etmektedir. Kadına yönelik şiddet, taciz ve cinayetler ülkemiz tarihinin hiç bir döneminde bu boyutlarda artmamıştır.
Yenilgiye uğradığı 7 Haziran seçim sonuçlarını tanımayarak, emekten barıştan demokrasiden yana tutum alan muhalif kesimlere biz emekçilere 10 Ekim’de cumhuriyet tarihinin en büyük ölüm acı ve gözyaşı yaşatılmıştır.
iktidarlarında en büyük güce ulaşan Cemaat 15 Temmuz’da darbeyle iktidarı ele geçirmeye girişmiş sivil halka acımasızca katliam gerçekleştirmiş yüzlerce yurttaşımız yaşamını kaybederken binin üzerinde yurttaşımız yaralanmıştır.
Kurulduğumuz günden bu yana kimden geldiğine bakmaksızın hep darbelerin karşısında olduk. Bu uğurda mücadele ederek bedeller ödedik. Daha düne kadar Darbecilerle yol yürüyenler bugün darbe mağduru sıfatıyla biz emekçilere yönelmeleri akla, vicdana hukuka, adalete sığmaz. Darbeyi fırsata çevirerek muhalifleri, emekçileri tasfiyeye yönelen iktidar hukuksuzluktan derhal vazgeçmelidir.
12 Eylül döneminde 1402 sayılı Sıkıyönetim Kanunu ile 4 bin 891 kamu emekçisi görevden alındı. Birçok profesör, doçent, yardımcı doçent 1402 sayılı yasa nedeniyle görevlerinden uzaklaştırıldı. Bugün gelinen süreçte ise 100 bine yakın kamu emekçisi görevden uzaklaştırılmış veya açığa alınmıştır. Darbe girişimi sonrası yaşanan ihraçlar, gözaltı, tutuklama, açığa alma, soruşturma ve sürgün gibi uygulamaları ile karşılamaktadır. Şu an on binlerce öğretmen sendikalı olduğu, sendikalarının aldığı eylem kararlarına katılarak demokratik haklarını kullandığı için böyle bir kıyımın mağduru konumundadır. Cezai yaptırımlar dalgasının altında şu an 20 bine yakın Eğitim Sen’li eğitim emekçisi bulunmaktadır. Geçmişte yaşanmış darbe dönemleri dahil hiçbir zaman diliminde bu denli yoğun öğretmen kıyımının yaşandığı bir süreç hatırlanmamaktadır. 12 Eylül darbecileri 3 bin 700 öğretmeni ihraç ederken, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası ihraç edilen sayı 27 bin 720 oldu. Gelişmeler ve açıklamalar önümüzdeki günlerde bu sayının artacağını göstermektedir. Giderek büyüyen sosyal travmalara yol açacak toplumsal sorunla karşı karşıya kalmakta olduğumuzu ifade etmeliyiz.
Bu durum açıkça göstermektedir ki ülkemizde fiili bir darbe süreci yaşanmaktadır.
KESK ve bağlı sendikalarımızın konuyu hukuksal çevrelerle değerlendirerek izlenecek yollar hakkında seçenekler oluşturduğu ve ülkemizin içinde bulunduğu durum hakkında gerekli değerlendirmeleri kamuoyuyla paylaştığı bilinmektedir.
Darbelere ve darbe içinde darbe yapılmasına karşı olduğumuz, demokrasinin tam işlemesi konusunda kararlı olduğumuz vurgulanarak arkadaşlarımızın görevlerine dönmesi için yapacağımız öneriler şu şekildedir:
ÖNERİLER
Devletin tüm birimlerinde cemaatçi ve tarikatçı dinsel yapılanmalara şiddetle karşı tutum alınmalı, her platformda dillendirilmelidir.
Laikliğin ülkemiz için yaşamsal önemde olduğu vurgusu ve mücadelesi öncelikli olarak yürütülmeli bu konuda tüm muhalif kesimlerle ortak tutum ve mücadele verilmelidir.
Görevden uzaklaştırılmış veya açığa alınmış arkadaşlarımız için yasal süreçlerin yanında ulusal ve uluslararası diplomatik görüşmeler hızlandırılmalıdır
Görevden alınan arkadaşlarımızla her alanda dayanışma içinde olunması, dayanışmanın mücadeleye dönüşmesi için tüm yerel ve merkezi yönetim bütünlüklü davranması
OHAL’in kaldırılması için emek ve demokrasi güçleri ile birlikte kampanya sürdürülmesi
Ülkemizde yaşanan hukuksuzluğu kamuoyuna anlatmak için yapılan açıklamalarda anlaşılır ve amacı anlatan kısa cümlelerin tercih edilmesi
Kamu emekçilerinin iş güvencesini KHK yoluyla elinden alınmasının (açığa alma ve görevden uzaklaştırma) çalışma yaşamını iş güvencesiz ve örgütsüz bırakmayı hedeflediği açıktır. Bu nedenle konfederasyonumuz ve bağlı sendikalarını etkisizleştirmek için yapıldığının vurgulanması, bu doğrultuda üyelerin bilgilendirilmesi amacıyla materyal hazırlanması,
Üyeler ve kamuoyunda yaptığı olumsuz etki düşünülerek yapılacak basın açıklamalarında güvenlik güçleriyle çatışma noktasına gelmeden açıklamaların yapılması
Anayasal bir hak olan “Eğitim hakkı”nın engellenmesinden dolayı ilgili devlet kurum ve kuruluşlarının yöneticileri hakkında veliler ve sendikaların suç duyurusunda bulunması
KESK ve Eğitim Sen’in Mecliste grubu bulunan partilerle başlatmış olduğu diyalog sürecinin sürdürülmesi
Kas 07, 2017 0
Kas 01, 2017 0
Eyl 14, 2017 0
Ağu 29, 2017 0
Ara 25, 2025 0
Nis 05, 2024 0
Mar 08, 2024 0
Mar 04, 2024 0