Son güncelleme Aralık 25th, 2025 12:08 AM
Mar 14, 2015 sendikalbirlik Haberiniz var mı? 0
Kaynak: Sendika.org
“Erdoğan’ın ‘faizi düşür’diyerek hedef aldığı Merkez Bankası’nın tek seçeneği faizleri yükseltmesi. Bu kez fatura AKP’ye de kesilecek. Başkanlık sistemi hedefi tehlikeye girerken AKP içi gerilim tırmanacak.”
Tayyip Erdoğan, Merkez Bankası’nı sürekli “faizi düşür” diyerek hedef alıyor. Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı’nın yanı sıra Ali Babacan ve Mehmet Şimşek de hedefte. Seçime kısa süre kala iktidar içi çatlak ve dolayısıyla zafiyet görüntüsü verme pahasına sürdürülen bu ısrarın arka planında ne var? Bu sorunun yanıtı için iktisatçı yazar Mustafa Sönmez’e başvurduk.
Sendika.Org: Faiz geriliminin nedeni nedir?
Tayyip Erdoğan’ın ekonomik ve siyasi beklentileri ile hükümet içindeki bir kanadın beklentileri örtüşmüyor. Hakiki bir karşı karşıya geliş var. Erdoğan seçime kilitlenmiş durumda. Kendisine başkanlık yolunu açacak bir oy üstünlüğü bekliyor. Bu oy üstünlüğünü sağlayabilmenin yollarından biri de hedeflediği seçmen kitlesinin özellikle ekonomiden yana şikayetlerini azaltmak. Bunun yolu da faizlerin indirilmesi ve ekonominin canlandırılmasından geçiyor. Faizlerin indirilmesiyle borçlu tüketicinin daha ucuz faizle kredi kullanabilmesi hedefleniyor. En çok da arkasında duran ve AKP rejiminin organik sermayedarı olan inşaatçıların sıkışıklıklarının giderilmesi hedefleniyor. İnşaat sermayesinin yaşadığı konut satışı sorunu yakın zamanda Gayrimenkul ve Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği Başkanı Aziz Torun tarafından dile getirildi. Torun, faizlerin yüksek olduğunu en az yüzde 9’un altına indirilmesi gerektiğini söyledi. Gayet net anlaşılıyor ki faizlerin indirilmesi ağırlıkla inşaat sektörünün talebi. Tabii düşük faizle iç pazarın canlanması ve büyümenin biraz daha artması seçmene olumlu yansıyacak. Erdoğan’ın düşük faiz ısrarı, seçimlere ekonomik verilerin uygun olduğu ortamda gitme ve inşaatçıların taleplerini karşılama kaygısından ileri geliyor.
Ama seçime 3 ay kala parti içi kavga görüntüsü verilmesi de çelişkili bir durum değil mi?
Merkez Bankası, enflasyonu ya da dış dünyanın reaksiyonunu gerekçe göstererek faiz indirimini ağırdan alıyordu. AKP yanlısı sermayedarlar sıkıştıkça Merkez Bankası üzerindeki baskı arttı. Merkez Bankası da Erdoğan’ı mutlu etmek ister, çatışmak istemez ancak diğer tarafta ekonominin gerçekleri var. Türkiye ekonomisi dış para girişiyle dönüyor. Dış para içeride makul faiz bulursa geliyor. Gelmezse gözünü daha makul yatırım alanlarına çeviriyor ve çıkıyor. Çıktığı takdirde piyasadaki dolar hacmi azalıyor ve fiyatları yükseliyor. Bu realite içerisinde Merkez Bankası hareket etmeye çalışıyor. Karşı karşıya kaldığı basınca cevap vermeye yeltendiğinde döviz fiyatının yükseldiğini görüyor. Türkiye yaklaşık 400 milyar dolar dış borç stokuna sahip. Doların her yükselişi borç altındakilerin zarar etmesine yol açıyor. Dolayısıyla Merkez Bankası, dengeleri korumak zorunda. Erdoğan, siyasal saiği temel alırken dış dünyayla ilişkileri sürdüren Babacan, Şimşek gibi isimler ekonomik saikle hareket etmeyi tercih ediyorlar.
Yazının Devamı için: sendika.org
happy wheels
Ara 25, 2025 0
Nis 05, 2024 0
Mar 08, 2024 0
Mar 04, 2024 0
Mar 08, 2024 0
Mar 25, 2020 0
Ağu 02, 2019 0
May 15, 2019 0