Son güncelleme Aralık 25th, 2025 12:08 AM
Oca 10, 2016 sendikalbirlik Sendikal Birlik, Sendikal Birlik'ten, Sendikal Birlik'ten Açıklamalar 0
7-8.11.2015, Ankara
10 Ekim de yapmak istediğimiz; emek barış ve demokrasi mitingine düzenlenen saldırı ile aslında 1 Kasım seçimlerine gereksinim duyan siyasal zihniyetin iktidar uğruna artık engel gördüğü her kesime karşı kıyımlara bile yönelebileceğini en acı şekilde bize yaşatmaları ve arkasından 1Kasım seçim sonuçlarıyla yepyeni bir karanlık sürecin yaşanabileceği toplumsal tüm kesimlerde değerlendirilmektedir.
İşte böyle bir ortamda gerçekçi tespitler ve çalışmaların planlanması ayrıca önemlidir. Özellikle iş yeri bağlarının güçlü tutulması,emek eksenli taleplerin tartışılması siyasal gelişmelerinde bu çerçevede değerlendirilerek,emek ve demokrasi mücadelesinde geniş kesimleri kapsayacak etkinliklere evrilmesi gerekecektir.
10 Ekim de yaşamını yitiren ya da yaralanan arkadaşlarımızın aileleri ve kendileri görüşmelerin sürekli yapılmalı,maddi manevi yanlarında olunduğunu gösteren pratik çalışmalar yürütülmelidir.Hukuk yoluyla tüm haklarının korunması,sorumluluğu olan tüm kişi ve kurumları ortaya çıkarılması hesap vermeleri sağlanmalıdır.
Bu büyük ve kalleş saldırı ülke ve dünya kamuoyunda paylaşılacak toplu hak arama mücadelesine evrilmelidir.
10 Ekim saldırısına yönelik KESK ve diğer düzenleyici kurumların alması gereken önlemler konusu değerlendirilebilir.
Ağustos 2015 te yapılan toplu sözleşmenin son 2 yıldaki ekonomik kayıpları karşılamadığı ortadayken 2016 için % 6 + 5 ve 2017 için %3+4 artış öngörülmesi yetersizdir.
2016 ve 2017 yılları için ayrıca enflasyon farkı öngörülmesi nispeten olumluyken,özellikle 2014 ve 2015 yıllarındaki kayıpların karşılanmaması ve dövizdeki yükselişle son aylarda % 30 lara varan kaybımız ve yaşanan gerçek enflasyon yerine TÜİK rakamları ile değerlendirmeler hak kayıplarımızın artmasına neden olmaktadır.
KESK ve Bağlı sendikalar olarak bu durumları ve yandaş sendikayı teşhir eden afiş bildiri vb. materyallerle işyerlerinde emekçilerin değerlendirmelerine sunulmalıdır.
Diğer taraftan bu sene hükümetin kurulmasıyla beraber başlaması da gereken 2016 bütçe görüşmelerine yönelik talepler illerde yapılacak açıklamalarla kamuoyuna taşınmalıdır.
Sendikal çalışmalar büyük bir baskı altındadır.Emek hakları ya da hükümetin siyasal baskı tektipleştirme,sindirme, toplumu ve ülkeyi gericileştirme ,siyasal arka bahçe yaratma,toplumu kutuplaştırarak ayrıştırma,özelleştirme ,talan ve yağma gibi uygulamalarına yönelik yaptığımız açıklama ya da yürüyüş gibi birçok etkinliğe gazla jopla saldırılmakta hatta son dönemde plastik mermilerle saldırılmaktadır.
Birçok üye ve yöneticimiz soruşturmalara,sürgüne,açığa almalara mağruz kalmaktadır.Bu uygulamalar nedeniyle açtıkları davaları kazansalar bile hakları iade edilmemektedir.
Böyle bir sendikal ve siyasal süreçte; örgütlenme çalışmaları ile yukarıdaki başlıklarda yapılacak çalışmalar birlikte yürütülmelidir.Bu nedenle KESK ve bağlı sendikalarımız kasım ve ocak aylarını değerlendirecek örgütlenme programları oluşturmalıdır.
7 Haziran öncesi AKP-HDP’nin kolkola imajı ve gizli kapılar ardında görüşmelerin Meclis çatısı altında yapılarak çözümün gerçekleşebileceğini belirttik. Maalesef süreç bizi haklı çıkardı.
7 Haziran – 1 Kasım arası AKP toplumu kutuplaştırmak amacıyla şiddetin dozunu artırdı. PKK’da bu politikayı destekledi. HDP’nin silahların susması, PKK’nın ateşi kesmesi açıklamalarını kimse ciddiye almadı. AKP’nin % 49 oy almasında PKK’nın da katkısı vardır.
KESK, 20 yıldır KÜRT sorununun demokratik ve barışçıl yöntemlerle çözülmesini istemektedir. Bunu utangaç bir biçimde söylemekten artık vazgeçmelidir. PKK’nın silahlı şiddet eylemleri de dahil tüm silahlı çatışmalara, sivil, asker, polis, çocuk, kadın kim olursa olsun öldürme ve yaralamalı eylemlere karşı açıkça tavır almalıdır. KESK kurulduğu günden beri çatışmalı süreç içerisinde, silahların gölgesinde sendikal ve demokrasi mücadelesi yapmaya çalışmaktadır. Bu çatışmalı süreçte sendikacılık yapmak, hak almak mümkün gözükmemektedir.
Emperyalist çevreler, uluslararası güçler ve Türkiye’deki işbirlikçileri Ortadoğudaki petrolün paylaşımı, taşınması konusunda çıkar birliği yapmaya devam edecektir. Petrolün fiyatının düşmesi veya artması 2 milyon Iraklının ve 500 bin Suriyelinin ölmesi, 3-5 milyon mültecinin vatanlarından sürülmelerinden daha önemlidir. ABD ve AB ülkelerinin işçilerinin de mülteci sorunu dışında bu savaşa tepki göstermesi gerekir.
happy wheels
Ara 25, 2025 0
Nis 05, 2024 0
Mar 08, 2024 0
Mar 04, 2024 0
Nis 05, 2024 0
Mar 08, 2024 0
Mar 04, 2024 0
Şub 21, 2024 0