Son güncelleme Aralık 25th, 2025 12:08 AM
Eyl 08, 2015 sendikalbirlik MANŞET, Sendikal Birlik'ten 0
On üç yıllık AKP iktidarının politikaları, ülkemizi ve Ortadoğu’yu kaosa sürüklemiştir. Bölgesel ve ülke içinde çatışmalı bir politika izleyerek toplumu kamplaştırmıştır. Devleti dinci ve muhafazakâr bir politik hattıyla şekillendirerek, orta doğuda emperyalizmin taşeronluğunu üstlenmiştir. Devleti AKP’lileştirerek kendinden olmayanı ve kendi gibi düşünmeyen tüm kesimleri ötekileştirmiştir. Buna paralel olarak baskı, sindirme, şiddet ve her türlü hukuksuzluğu uygulayagelmiştir. İç güvenlik ve on iki eylül yasalarıyla ülkede adı konmamış sıkıyönetim uygulanmaktadır. Yani açık bir faşizmin uygulamasıyla karşı karşıyayız. Ülke bugün tam anlamıyla bir rejim bunalımı yaşamaktadır.
Dış politikada izlenen yanlış politik tutum nedeniyle coğrafyamızda ne yazık ki dost olduğumuz hiçbir komşu ülke kalmamıştır. Bununla birlikte ülkelerin iç işlerine müdahale ve rejim empoze etme tutumları nedeniyle de dünyada da ülkemizi yalnızlaştırmıştır.
AKP iktidarı döneminde ileri demokrasi kisvesi altında yaşananlar ortadadır. Bununla birlikte kamu hizmetleri piyasaya açılarak (özelleştirilerek) tümüyle tasfiye edilmiştir, kamu emekçilerinin iş güvencesi dahil temel kazanımları bile elinden alınmıştır. Esnek, kuralsız, taşeron güvencesiz çalışma temel istihdam biçimi haline getirilmiştir. Bu politik tercihin sonucu ise iş kazaları ve cinayetleri ülkemizi dünyada üçüncü sırada bulunmasına neden olmuştur.
Gelir dağılımının her geçen gün daha kötü hale gelmesi sonucu, alım gücümüzdeki gerileme ve ücretlerimizdeki düşüşle birlikte sosyal haklarımız gasp edilmiştir. Ülke nüfusunun en büyük kesimini oluşturan emekçiler bırakalım yoksulluk sınırını, açlık sınırında yaşam mücadelesi verir duruma düşürülmüştür. İşsizlik resmi rakamlara göre 2015’de %12 gibi bir düzeye yükselerek dünya ülkeleri içinde işsizliğin en yüksek olduğu ülke konumundayız.
Yaşanan tüm bu rejim bunalımının sorumlusu AKP politikaları ve iktidarıdır.
Suruç’ta otuz üç gencin katledilmesiyle başlayan ölümlerin sorumlusu siyasal iktidardır. Katliamcı vahşet örgütü dinci IŞİD çetelerine yaptığı katkı ve destek açığa çıkınca panikleyen iktidar ülkeyi bir kaosa sürüklemektedir. Silah dolu tırları ve sınırlardan ambulanslarla IŞİD militanlarının taşınmasını örtbas etme çabasındadır. IŞİD başta olmak üzere cihatçı örgütlere yapıldığı bilinen tüm yardımlar açığa çıkmıştır. Bu AKP’nin dinci gerici yüzünü de bir kez daha göstermiştir.
Irkçı, gerici, faşist tüm politik tutumların ülkeleri getirebileceği nokta işte ülkemizde yaşananlardır.
Laikliğin ülkemiz ve bölge ülkeleri için ne denli önemli olduğunu anlayış olarak her platformda ısrarla dile getirdik. AKP’nin ise dinci gerici bir siyasal örgütlenme olduğunu ve ülkeyi dinselleştirdiğini laik yaşama düşman olduğu gerçeğini hep birlikte yaşıyor tanıklık ediyoruz. 1 KASIM erken seçim tarihi bile 1 Kasım 1922 de kaldırılan hilafetin yeniden inşasına hizmet etme amaçlı olduğunu düşünüyoruz. Bu yaşananlar da gösteriyor ki tüm halkların laiklik konusunda duyarlı olması bir zorunluluktur.
7 Haziran Genel Seçimleri sonrası yeni bir parlamento oluşmuştur. AKP iktidarını kaybetmiştir. Her açıklamalarında “aslolan sandıktır”, “millet iradesidir” gibi demogoji yapan AKP iktidarı seçim sonuçlarını bir türlü hazmedememiştir. Seçimlerden bu yana tek başına iktidarmış gibi ülkeyi (seçimi yok sayarak) yönetmektedir. Bu süreçte hükümet kurma görevlendirmesinde ana muhalefet partisi CHP’ye hükümet kurma görevi vermeyerek açıkça kendi oluşturdukları hukuku bile çiğnemekten kaçınmamıştır. İktidarı uğruna ülkeyi yeniden secime götürerek tek adam ve başkanlık sistemiyle yeni bir kaos oluşturmaktadır.
Ülke kan gölüne dönmüştür; asker, polis, Türk, Kürt, Alevi, Sünni çocuk kadın yüzlerce insan katledilmiştir. Kendi çocuklarına paralı askerlik yaptıranlar savaş naraları atmaktadır. Halkın yoksul çocukları ise şehit olmaktadır. Dağlıca’da 16 asker ve Iğdır’da 14 polis şehit edilmiştir. Askerlerimize ve polislerimize Allahtan rahmet, ailelerine başsağlığı yaralılara acil şifalar diliyoruz.
Cizre’de öldürülen ve iktidar izin vermediği için biri 35 günlük bebek, biri 12 yaşında kız çocuğu olmak üzere yedi cenaze 40 derecelik sıcaklıkta evlerde, camilerde bekletiliyor, yüreğimize her gün kor alevler düşerken, ülkemiz bir iç savaşın eşiğindeyken anket sonuçlarına göre yeni savaş senaryoları üretiliyor.
Ağlayan, yüreği yanan analar bu halkın analarıdır, bu çığırtkanların değil. “Ateş düştüğü yeri yakar” gencecik insanlarımızın acısını yüreğimizde hissediyoruz.
Sendikal Birlik olarak her türlü şiddeti kimden ve nereden gelirse gelsin asla doğru bulmadığımızı binlerce kez açıkladık.Başta Kürt sorunu olmak üzere yaşananlar bize göstermiştir ki şiddetle, çatışmayla sorunları çözme olanağı yoktur. Bunda ısrar daha çok ölüm ve kandır, gözyaşıdır, acıdır.
Son dönemde özerklik açıklamaları da Kürt sorunun çözümüne hizmet etmeyeceği açıktır. Sorunun çözümü üniter yapı içinde eşit, özgür ve birlikte yaşamla mümkündür. Bu sorunun çözüm yeri de parlamentodur. Bunun dışındaki tüm çözümler yeni çözümsüzlükler yaratır. Çözüm demokrasi ve parlamentodur.
Çatışmaların bir an önce bitirilmesi için tüm demokrasi güçlerini birlikte davranmaya çağırıyoruz.
happy wheels
Ara 25, 2025 0
Nis 05, 2024 0
Mar 08, 2024 0
Mar 04, 2024 0
Ara 25, 2025 0
Nis 05, 2024 0
Mar 08, 2024 0
Mar 04, 2024 0