Son güncelleme Aralık 25th, 2025 12:08 AM

  • SENDİKAL BİRLİK’ten
  • HABERLER
    • KESK’TEN
    • SENDİKALARDAN
  • VİDEOLAR
  • MAKALELER
  • ARŞİV

Yaşasın Toplu Sözleşmeli Sendikal Mücadelemiz

Duyurular

  • SENDİKAL KAMUOYUNA
  • DAYANIŞMA MESAJI
  • TÜM BEL SEN SENDİKAL BİRLİK TOPLANTISI SONUÇ BİLDİRİSİ
  • SEVGİLİ KADINLAR 8 MART’A GİDERKEN
  • “TCDD’de MÜLAKATLAR İPTAL EDİLSİN!
  • BTS ‘MÜLAKATLAR İPTAL EDİLSİN’ BASIN AÇIKLAMASINA KATILDIK!
  • 10 EKİM ANKARA GAR KATLİAMININ 100. AYINDA #UNUTMADIK. #UNUTTURMAYACAĞIZ
  • KESK SENDİKAL BİRLİK TÜRKİYE YÜRÜTMESİ;
  • ÜLKENİN GELECEĞİNE SAHİP ÇIKMAK İSTEYENLERİ MİTİNGİMİZE DAVET EDİYORUZ
  • KESK SENDİKAL BİRLİK TÜRKİYE GRUP TOPLANTISI SONUÇ BİLDİRGESİ
  • Home
  • SENDİKAL BİRLİK’ten
  • HABERLER
    • KESK’TEN
    • SENDİKALARDAN
  • VİDEOLAR
  • MAKALELER
  • ARŞİV
  • Paylaşım
    • Facebook
    • Twitter
    • Google+
    • Pinterest
    • RSS Feed
    • Linked
    • Youtube

Kılıçdaroğlu: Bakana göre değişen bir eğitim politikası olmaz

Mar 12, 2015 sendikalbirlik MANŞET 0


KESK ve Eğitim Sen heyetinin de katıldığı toplantıda arkadaşlarımızdan Eğitim Sen Genel Başkanı Kamuran Karaca ve KESK Mali Sekreteri Ramazan Gürbüz de hazır bulundu.CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu İstanbul’da “Eğitimi Yeniden Düşünmek” konulu toplantıda, “Bildiğiniz bir nokta kadarsa bilmediğinizde o noktanın etrafı kadardır. Eğer bildiğiniz bir daireyse bilmediğiniz o dairenin dışıdır. Yani, ne kadar çok şey öğrenirseniz, ne kadar az bildiğinizin farkında olursunuz. Aslında eğitim budur” dedi.

“Bakana göre değişen bir eğitim politikası olmaz, olmamalıdır. Eğer bakana göre değişen eğitim politikası varsa o politikanın adı milli eğitim politikası olmaz.”

-“Cumhuriyeti kurduğumuzda 90 bin köyün 38 bininde okul ve öğretmen yoktu. Okuma yazma oranı erkeklerde yüzde 7, kadınlarda binde 4. Eğer refah toplumu ve saygın bir ülke olmak istiyorsanız eğitime önem vermek zorundasınız. Eğitimle bir toplumu ileriye taşıyacağınız gibi, eğitimle bir toplumu geriye de götürebilirsiniz.”

-“Üzülerek söylüyorum 4+4+4 sistemi parlamentodan geçtiğinde, kalkınma planlarında yoktu. Hükümetin programında yoktu. bakanlığının stratejik planında yoktu. Bakanlar kurulunda 10 dakika bile görüşülmedi, 5 milletvekili kanun teklifi verdi hiçbirisi eğitimci değildi. Gönül isterdi ki bu ülkenin bütün öğretmenleri ortak mücadele etsinler. Bizim çocuklarımız denek olarak kullanılamaz diyebilsinler. Ama üzülerek söylüyorum ortak çaba gösterilmedi. Hatta bir grup öğretmen açıkça destek verdi.”

-“Eğer bir ülkenin Başbakanı kalkar biz buzdolabı üretiyoruz, biz çamaşır makinası üretiyoruz diye söylem geliştirirse onun kafası hala 18 / 19. yüzyıldadır. Çünkü bu ürünlerin icat edildiği tarih o tarihlerdir.”

-“Öğretmenler toplumu aydınlatan kanaat önderleri, elinde meşale, toplumun önünde yürüyen kişilerdir. Öğretmeni saygın kılmazsak toplumu ilerletemeyiz, toplumu güçlü kılamayız. Eğitim politikası belirlenecekse bunun temel ögesinin öğretmenler olması lazım siyasiler değil. Çocuğu en iyi onlar bilirler, en iyi onlar yetiştirirler, biz değil. Ama bu ülkede siyasiler her şeyin uzmanı kesildiler ve bugün farklı bir Türkiye tablosu var karşımızda.”

-“Biz Güney Kore’den önce otomobil üreten ülkeyiz. Bugün bizim bir otomobil markamız bile yok. Ama Güney Kore’nin dünya çapında 3 markası var. Nedeni ne biliyor musunuz? Eğitim. Osmanlı’yla övünürüz. Osmanlı niye battı? Temel nedeni eğitim arkadaşlar. 40 bin köyün 38 bininde öğretmen yoksa, okuma yazma oranı erkeklerde yüzde 7, kadınlarda binde 4’se o devlet ayakta duramaz”

“Geçen seçimlerde seçim bildirgemizde her yıl en az 10 bin üniversite öğrencisini yurtdışına doktoraya göndereceğiz diye vaadimiz vardı. 5 yılda batıda doktora yapan 50 bin kişinin Türkiye’de olduğunu, üniversiteleri, sanayiyi, eğitimi, sanatı ve kültürü düşünün” diyen CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu İstanbul’da “Eğitimi Yeniden Düşünmek” konulu toplantıda şunları söyledi;

“Değerli arkadaşlarım, belki de Cumhuriyet Halk Partisinin yaptığı en önemli toplantılardan birisindeyiz. Bu bağlamda bize bir başarıyı anlatan, uzun soluklu bir başarıyı anlatan bir sunuşu izledik.

Sevgili Pilvi, Finlandiya örneğini bizim önümüze koydu. Lise yıllarında bir öğretmenim şunu söylemişti. Eğer bildiğiniz bir nokta kadarsa bilmediğinizde o noktanın etrafı kadardır. Eğer bildiğiniz bir daireyse bilmediğiniz o dairenin dışıdır. Dolayısıyla ne kadar çok şey öğrenirseniz ne kadar az bildiğinizin farkında olursunuz. Aslında eğitim budur.

Tarihle başlandı Finlandiya’da, izin verirseniz bende kısaca bir tarihle başlayım. Cumhuriyeti kurduğumuzda 90 bin köyün 38 bininde okul yoktu ve öğretmende yoktu. Okuma yazma oranı erkeklerde yüzde 7, kadınlarda binde 4. Eğer bir toplumda kadınları eğitemezseniz güçlü bir toplumu yaratma şansınız sıfır. Eşitlik bu bağlamda çok ama çok önemli. Cumhuriyeti kuranlar bu gerçeği biliyorlardı ve ilk yaptıkları iş millet mekteplerini kurmak oldu. Binlerce kişi orada okuma ve yazmayı öğrendi. Daha sonra köy enstitüleri geldi, daha sonra üniversitelerimiz geldi. Ama eğitimde bir dönem çok önemli hamleler kat ettik ama bir dönemde geriye gittik. Pisa sonuçlarından da söz edildi burada. O sonuçlarda Türkiye’yi son sıralarda görmek gerçekten beni üzüyor ve şu soruyu kendimize sormaktan alamıyoruz. Neden biz son sıralarda yer alıyoruz? Refah toplumuyla eğitim arasındaki ilişkiye de değinildi. Eğer refah toplumu olmak istiyorsanız, saygın bir ülke olmak istiyorsanız eğitime önem vermek zorundasınız. Eğitimle bir toplumu ileriye taşıyacağınız gibi Finlandiya örneğinde. Eğitimle bir toplumu geriye de götürebilirsiniz.

Bizim çocuklarımıza bakın, bakana göre değişen bir eğitim politikası olmaz, olmamalıdır zaten. Eğer bakana göre değişen eğitim politikası varsa o politikanın adı milli eğitim politikası olmaz. Adı üstünde milli olmak zorundadır. Ama milli değerleri uluslararası alana taşıma konusunda da söylem burada dile getirildi. Aklın özgürleşmesini sağlayan bir eğitim politikasını neden hayata geçiremiyoruz? Ve üzülerek söylüyorum 4+4+4 sistemi parlamentodan geçtiğinde, yani yeni bir eğitim modeli Türkiye’ye getirildiğinde kalkınma planlarında yoktu. Hükümetin programında yoktu. Milli bakanlığının stratejik planında yoktu. Bakanlar kurulunda 10 dakika bile görüşülmedi, hiç görüşülmedi. 5 milletvekili kanun teklifi verdi hiçbirisi eğitimci değildi. Gönül isterdi ki bu ülkenin bütün öğretmenleri ortak mücadele etsinler. Bizim çocuklarımız denek olarak kullanılamaz diyebilsinler. Ama ortak çaba üzülerek söylüyorum gösterilmedi. Bir grup öğretmenimiz açıkça destek verdi. Eğitimle öğretmen arasındaki ilişkiye de değinildi burada. Bir toplumda öğretmen saygın değilse, bir toplumda öğretmen aybaşını nasıl getireceğim diye düşünüyorsa, bir toplumda öğretmen bütün emeğini öğrenciye veremiyorsa eğitimde önemli hamleler atmak, önemli adımlar atmak mümkün değildir. Öğretmeni dışladık toplumdan, saygınlığını törpüledik öğretmenin. Neden konuşmamın başında söyledim belki de Cumhuriyet Halk Partisinin yaptığı en önemli toplantı budur diye. Çünkü geleceğimizi düşünüyoruz, çocuklarımızı düşünüyoruz. Herhangi bir sanayiciyle konuşun. Bakın işsizlik Avrupa’nın en yüksek olduğu ülkelerden birisiyiz. Herhangi bir sanayiciyle konuşun ister Kahramanmaraş, Gaziantep’de, ister Trabzon’da, Ordu’da, Giresun’da, ister İzmir’de, ister Çorum’da. Size söyleyeceği tek şey var. Eleman ihtiyacınız var mı dediğinizde bizim yetişmiş ara elaman açığımız var diyorlar. Ama dünya kadar işsizimiz var. Neden? Sağlıklı, tutarlı, geleceği öngörmeyen bir eğitim politikası, daha doğrusu buna politika demekte yanlış bir eğitim sürecini çocuklarımıza yaşatıyorsanız sizin refah toplumu olma şansınızda yok. 21.yüzyıldayız, bilgi çağındayız. Neyi üreteceğiz biz? Bunu bile yeteri kadar düşünmedik. Eğer bir ülkenin Başbakanı kalkar biz buzdolabı üretiyoruz, biz çamaşır makinası üretiyoruz diye söylem geliştirirse onun kafası hala 18., 19. yüzyıldadır. Çünkü bu ürünlerin icat edildiği tarih o tarihlerdir. Biz eğer refah toplumu olmak istiyorsak, güçlü bir toplum olmak istiyorsak, dünyada söz sahibi olmak istiyorsak eğitim kalitesine önem vermek ve katma değeri yüksek ürünler üretmek zorundayız. Katma değeri yüksek ürünü nasıl üreteceksiniz? Bilgiyle üreteceksiniz. Bilginin olmadı yerde katma değeri yüksek ürünü nasıl üreteceksiniz? Ve yine üzülerek söylüyorum bu ülkenin bir bakanı çıkıp Of’ta bir konuşma yaptı. Biz Müslüman bir ülkeyiz, bizden mucit çıkmaz. Biz ancak ara eleman yetiştiririz diye bir söylem geliştirdi. Bu topluma yapılan en kötü söylemdir arkadaşlar. Bu toplum için yapılan en kötü söylemdir. Ne demek bizden mucit çıkmaz? Bilime önem vermeyen bir toplum olabilir mi? Halkımıza sorduğumuz zaman okumuş, yazmış kişiye alim diye bakarlar, bilgili diye bakarlar, öyle söylerler. Bilime bu toplum değer vermiştir, bilgiye değer vermiştir. Ama biz bugün bunun gereklerini yeteri kadar yerine getirmiyoruz.

Hepimize düşen bir görev var. Özellikle öğretmenlerimize düşen bir görev var. Öğretmen arkadaşlarım toplumu aydınlatan kişilerdir. Toplumun kanaat önderleridir. Toplumun önünde yürüyen elinde meşale olan kişilerdir öğretmenler. Öğretmeni saygın kılmazsak toplumu ilerletemeyiz, toplumu güçlü kılamayız. Eğitim politikası belirlenecekse bunun temel ögesinin öğretmenler olması lazım siyasiler değil. Çocuğu en iyi onlar bilirler biz değil. Çocuğu en iyi onlar yetiştirirler biz değil. Ama bu ülkede siyasiler her şeyin uzmanı kesildiler ve bugün farklı bir Türkiye tablosu var karşımızda.

Az önce bir grafik vardı burada Türkiye en son sıralardaydı. Finlandiya’da en üstte. Biz bunu hak etmiyoruz. Bir sosyal demokrat partinin Genel Başkanı olarak söylüyorum biz bunu hak etmiyoruz. Eğer bu ülkede biz yeni şeyler yapmak istiyorsak, bu ülkede biz güçlü bir Türkiye’yi inşa etmek istiyorsak bu topraklarda yeni şeyler yapmak zorundayız. Küçük ayrıntılarda boğulup kalıyoruz. Eğer eğitim milli politika olacaksa, eğitim konusunda bütün siyasal partilerin ortak görüşü içinde olması lazım. Benim çocuğumla benimle farklı düşünen bir babanın çocuğu aynı okula gidecek, aynı öğretmenden ders görecek. Türkiye’yi yeni şeylere hazırlayacak. Biz bunları yapmadık, yapmıyoruz.

Özellikle son 12 yıllık süreçte çocuklarımızın çektiğini kimse çekmemiştir. Okul aile birliklerinin yöneticilerini davet ettim, onlarla Ankara’da bir toplantı yaptık. Sorunu birebir yaşayan bizim velilerimiz. Çocuğunu okula gönderen anne ve baba. Sorduk onlara karşılaştığınız sorunlar nedir diye. Okula biz bakıyoruz diyorlar, temizliğini biz yapıyoruz. Penceresi, camı kırıksa biz yapıyoruz, çocuklarımıza biz bakıyoruz. İyi bir eğitim aldıramıyoruz devlet okullarında. Öğretmenlerimiz yetersiz. Neden? Eğer siz güçlü bir Türkiye’yi inşa edecekseniz işe eğitimle başlamak zorundasınız. Refah toplumlarına bakalım sadece Finlandiya’ya değil. Kişi başına gelirin 30 bin doları aştığı toplumlara bakalım ve onlardaki eğitim sistemlerine bakalım. Birde bizim gibi ülkelere bakalım.

Değerli arkadaşlarım, biz Güney Kore’den önce otomobil üreten ülkeyiz. Bugün bizim bir otomobil markamız bile yok. Ama Güney Kore’nin dünya çapında 3 markası var. Nedeni ne biliyor musunuz? Eğitim. Osmanlı’yla övünürüz. Osmanlı niye battı? Temel nedeni eğitim arkadaşlar. 40 bin köyün 38 bininde öğretmen yoksa, okuma yazma oranı erkeklerde yüzde 7, kadınlarda binde 4’se o devlet ayakta duramaz arkadaşlar.

Ben bu toplantıya katıldığınız için hepinize şükranlarımı sunuyorum. Umuyorum hepimizin buradan öğreneceği şeyler var ve öğrenmek zorundayız. Öğrenmenin yaşı yoktur. Yeni şeyler öğreneceğiz, dünyaya bakacağız. Dünyadaki değişime bakacağız. Eğer 21.yüzyılda bilgi toplumunu kaçırırsak o treni yakalamak artık çok zordur. Çünkü insanoğlu tekerleği 3 milyon yılda buldu. Bugün her saniyede birden fazla buluş var. Dolayısıyla çok hızlı davranmak zorundayız, çok hızlı karar almak zorundayız ve doğru kararları almak zorundayız. Geleceğimiz için, çocuklarımız için almak zorundayız.

Bu toplantı onun için bize göre çok önemli bir toplantı. Bizim geçen seçimlerde seçim bildirgemizde bir vaadimiz vardı. Şunu söylemiştik. Her yıl en az 10 bin üniversite öğrencisini yurtdışına doktoraya göndereceğiz diye. En az 10 bin ne demek bu biliyor musunuz? 5 yılda 50 bin kişinin batıda doktora yaptığı 50 bin kişinin Türkiye’de olduğunu düşünün. Üniversitelerini düşünün, sanayiyi düşünün, eğitimi düşünün, sanatı ve kültürü düşünün. Bütün bunlara baktığınız zaman bizim vizyonumuz, bizim öngörümüz ne kadar güçlü ve ne kadar sağlıklı. Hepimiz yeniden düşünmek zorundayız. Çocuklarımızı eğiteceksek yeniden düşünmek ve kararlar almak zorundayız.

Hepinize tekrar yürekten teşekkür ediyorum değerli arkadaşlarım.”

Kemal Kılıçdaroğlu

happy wheels
  • tweet
Mustafa Sönmez: Faiz gerilimi artacak, AKP içinde çatlak büyüyecek Eğitim Sen: Tehdidi Bırak, Nöbeti ücretlendir!

sendikalbirlik

İlişkili Yazılar
  • SENDİKAL KAMUOYUNA
    SENDİKAL KAMUOYUNA

    Ara 25, 2025 0

  • DAYANIŞMA MESAJI
    DAYANIŞMA MESAJI

    Nis 05, 2024 0

  • TÜM BEL SEN  SENDİKAL BİRLİK TOPLANTISI  SONUÇ BİLDİRİSİ
    TÜM BEL SEN SENDİKAL BİRLİK...

    Mar 08, 2024 0

  • SEVGİLİ KADINLAR 8 MART’A GİDERKEN
    SEVGİLİ KADINLAR 8 MART’A...

    Mar 04, 2024 0

Kategorinin diğer yazılar
  • SENDİKAL KAMUOYUNA
    SENDİKAL KAMUOYUNA

    Ara 25, 2025 0

  • DAYANIŞMA MESAJI
    DAYANIŞMA MESAJI

    Nis 05, 2024 0

  • TÜM BEL SEN  SENDİKAL BİRLİK TOPLANTISI  SONUÇ BİLDİRİSİ
    TÜM BEL SEN SENDİKAL BİRLİK...

    Mar 08, 2024 0

  • SEVGİLİ KADINLAR 8 MART’A GİDERKEN
    SEVGİLİ KADINLAR 8 MART’A...

    Mar 04, 2024 0


Leave a Reply Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Okudunuz mu?

  • Ağbaba: 10 yılda yüzde 600 artış doğal mı?
  • Atatürk kendisini eleştiren öğretmene bakın ne yaptı
  • Aziz Çelik: Sendikal Mücadele Darbecilikle İlişkilendirilemez
  • CHP'den, Gerçek Türkiye'nin Grafikleri
  • Demokrasi için Birlik Buluşması sonuç bildirgesi yayımlandı
  • Economist: Türkiye’de başlatılan cadı avı, Mccarthy döneminden bile daha büyük
  • Emeklilikte özelleştirme hamlesi: Zorunlu BES ne getiriyor, ne götürüyor?
  • Gürül gürül övmeden önce bir daha düşünün – Aziz Çelik
  • Güvencesiz, sigortasız çalışmada Türkiye OECD birincisi: Kayıtdışılık yüzde 29
  • İzzettin Önder: Küçük bölgeler emperyalist merkezler için avantajdır

Sendikal Birlik

  • SENDİKAL BİRLİK’ten
  • HABERLER
    • KESK’TEN
    • SENDİKALARDAN
  • VİDEOLAR
  • MAKALELER
  • ARŞİV

Arşivler

CopyLEFT 2013 SendikalBirlik / Tüm hakları Sendikal Birlik Grubuna aittir.
  • SENDİKAL BİRLİK’ten
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
  • MAKALELER
  • ARŞİV