Türkiyeli ve Avrupalı sendikacılar, Avrupa Parlamentosu (AP) tarafından dün Brüksel’de düzenlenen ‘OHAL Koşullarında Türkiye’de Sendikal Hak İhlalleri: Avrupa Harekete Geçmeli’ başlıklı toplantıda bir araya geldi. Toplantıya AP Türkiye Raportörü Kati Piri, Avrupa Sendikalar Konfederasyonu (ETUC) Genel Sekreteri Luca Visentini, Eğitim Enternasyonali (ETUCE) Asya Bölge Yöneticisi Susan Flocken, Hollanda Sendika Federasyonu (FNW) Uluslararası Politika Danışmanı ve AB-Türkiye Ortak Danışma Komitesi üyesi Annie van Wazel’in yanı sıra; Türkiye’den DİSK Genel-İş Genel Başkanı Remzi Çalışkan ve KESK Genel Sekreteri Ramazan Gürbüz konuşmacı olarak katıldı.
Çalışkan: 2 bin üyemiz işsiz kaldı
Genel-İş Genel Başkanı Remzi Çalışkan, Türkiye’nin demokrasi, insan hakları, hukuk devleti ve sendikal haklar bakımından zor bir dönemden geçtiğine dikkat çekti. 15 Temmuz 2016’da yaşanan darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL’in bugüne kadar beş defa uzatıldığını anımsatan Çalışkan, “Sendika olarak demokrasi karşıtı her türlü girişimin karşısında olduğumuz gibi, darbe girişiminin de karşısında olduk. Ülkemizde darbecilerle mücadele elbette anlaşılırdır, ancak şu an hükümetin devlet düzenini ele geçirmeye çalışan güçlerle mücadelesi, OHAL hukukunun bile sınırlarını aşarak hak ve özgürlükleri ortadan kaldırmaya kadar vardı” dedi.
En temel evrensel sendikal haklardan olan örgütlenme hakkı, toplu pazarlık hakkı ve grev hakkının büyük oranda gerilediğini belirten Çalışkan, “Toplu pazarlık mevzuatı değiştirilerek grev hakkı sınırlandırıldı. OHAL uygulaması boyunca beş büyük grev, erteleme adı altında yasaklandı. Çok sayıda belediyenin seçilmiş yöneticileri görevden alındı ve yerlerine hükümet temsilcileri atandı. Bu belediye yönetimleri bin 500’e yakın üyemizin iş sözleşmesini feshetti. 600’e yakın üyemiz KHK ile ihraç edildi. Yani 2 bini aşkın Genel-İş üyesi işsiz kaldı” diye konuştu.

‘OHAL’in kalkmasını istiyoruz’
Bunun yanında yine belediyelere atanan kayyumların Doğu ve Güneydoğu’da kendilerine yakın sendikaları davet ederek Genel-İş üyelerine baskı yaptığını aktaran Çalışkan, “Bu nedenle birçok üyemiz sendikamızdan rızaları dışında istifa ettirildi. Dahası, bu bölgedeki işçilerin sendika seçme iradesini kırmak için altı ilde 16 şube yöneticimizin çalıştığı işyeriyle ilişiği kesildi. Kısacası ülkemizde, kamu görevlilerinin ve işçilerin iş güvenceleri kalmadı. Biz ülkemizde OHAL’in kalkmasını, herhangi bir yargı kararı olmadan ihraç edilen üyelerimizin işe iadesini, ülkemizde demokrasinin tam anlamıyla işler hale gelmesini talep ediyoruz” ifadelerini kullandı. Çalışkan, Türkiye’deki demokrasi sorununun çözümü için Avrupa’nın Türkiye’den uzaklaşmak yerine Türkiye ile diyaloğu güçlendirmesi gerektiğini kaydetti.
KESK Genel Sekreteri Ramazan Gürbüz de Türkiye’de insan haklarına yönelik ciddi saldırıların yaşandığına dikkat çekerek, darbe girişimin ardından yaşanan süreçte 4 binden fazla KESK üyesinin görevden alındığını kaydetti.
‘Yaşananları görünür kılmalıyız’
Eğitim Enternasyonali (ETUCE) Asya Bölge Yöneticisi Susan Flocken, Türkiye’de ihraç edilen öğretmenler için bir dayanışma fonu oluşturduklarını belirterek, “Türkiye’de yaşanan durumun görünürlüğünü artırmamız gerekiyor” dedi. AP Türkiye Raportörü Kati Piri de Avrupa Parlamentosu’nda Türkiye’deki işçi ve sendikalara yönelik saldırılarla ilgili farkındalığın artırılması gerektiğini dile getirdi.



