“1 mayıs”ın kökeni, 19 yüzyılın sonlarında, Amerika ve Kanada’da sendikalar tarafından örgütlenmiş 350 bine yakın işçinin, haklı mücadelelerini kararlı bir şekilde sokağa taşımasına ve genel greve gitmelerine dayanır. İşverenler, ABD burjuvazisi, hükümet, kapitalist medya ve silahlı kuvvetler bu kararlı dirençten ve tepkiden korktukları üzere, “paralı” çeteleri ve kuvvetleri emekçilerin üzerine salmışlar, provakatörlük görevlerini yerine getirerek haklı gösterileri çatışmalara dönüştürmüşlerdir. Aynı, sömürgeciler daha sonra kurulan düzmece mahkemeyle, dört işçi lideri asma kararı almış ve öncü işçilerin ölümüne neden olmuşlardır.
Bu olayın anlamı ve önemini tespit eden, ikinci Enternasyonal, 1 mayıs’ın işçi sınıfının birlik, dayanışma ve mücadele günü olmasına karar verir ve 1 mayıs’ın tüm dünya işçileri tarafından, burjuvaziye ve sömürüye karşı haklı direnişlerini haykırmalarına vesile olmasını sağlar.
Türkiye’deki “1 mayıs” kutlamalarına , istiklal savaşı devam ederken,Türkiye Cumhuriyetinin ilan edilmesinden hemen önce başladığı bilinir. Sonrasında, özellikle 1976 ve 1977 “1 mayıs”ları, 12 eylül darbesinden sonra 1987’de gerçekleştirilen”1 mayıs”, 1995’te özellikle gazi olayları sonrası uyanan ve bu geleneği 1996’ya taşıyan halkın geniş katılım sağladığı işçi bayramları, b bu gelenekte önemli yer tutmaktadır.