Konfederasyonumuz KESK çatısı altında, yerel yönetimler işkolunda tarihsel bir mücadele birikimini temsil eden sendikamız TÜM BEL SEN’in Genel Başkanına yönelik olarak bir süredir sistematik biçimde sürdürülen karalama, hedef gösterme ve itibarsızlaştırma girişimlerini dikkatle ve kaygıyla izliyoruz.
Bu girişimler, yalnızca bir yöneticiyi hedef almakla sınırlı değildir; sendikamızın kurumsal bütünlüğüne, demokratik işleyişine ve emek hareketinin mücadele geleneğinde özel bir yeri olan yoldaşlık hukukuna yönelmiş açık bir saldırı niteliği taşımaktadır.
Sendikal demokrasi; eleştiri ve özeleştiriyi, çoğulculuğu ve kolektif aklı esas alır. Ancak siyasal ya da grupsal hesapların, örgütsel sorumluluğun önüne geçirilerek dedikodu, manipülasyon ve sosyal medya mecraları üzerinden yürütülen linç pratikleri; emek mücadelesinin ruhu ile bağdaşmamaktadır. Bu tür yöntemler, emek örgütlerini zayıflatmayı hedefleyen egemen “böl-yönet” siyasetlerine nesnel olarak hizmet etmekten başka bir sonuç üretmez.
Yerel yönetim emekçilerinin hak ve taleplerini savunmak için en ön saflarda mücadele eden, üyelerimizin iradesiyle görevlendirilmiş seçilmiş temsilcilerimize yönelik etik dışı saldırılar karşısında sessiz kalmayacağımızı açıkça ifade ediyoruz. Sokakta ve işyerlerinde verilen mücadeleyle kazanılmış sendikal saygınlığın; masa başında kurgulanan krizler, kişisel hesaplaşmalar ve intikam duyguları üzerinden aşındırılmasına izin vermeyeceğiz.
KESK’i ve bağlı sendikalarını ayakta tutan; aynı sofrayı paylaşmanın, aynı barikatta omuz omuza durmanın yarattığı yoldaşlık hukukudur. Bu tarihsel zemini yok sayarak kişisel ya da grupsal ikbal arayışına girenler, KESK’in direniş kültüründe ve emek mücadelesinin onurlu tarihinde kendilerine yer bulamayacaktır.
Kurumsal bütünlüğümüze, demokratik işleyişimize ve seçilmiş temsilcilerimize yönelik her türlü itibarsızlaştırma operasyonu karşısında dayanışmayı büyütmeye; örgütlü disiplinimizi koruyarak asıl hedefimiz olan emek, demokrasi ve adalet mücadelesine odaklanmaya kararlılıkla devam edeceğiz.
Tasfiyeciliğe karşı; birlikte yarattığımız değerlere, mücadele arkadaşlarımıza ve tarihsel sorumluluğumuza kararlılıkla sahip çıkmayı sürdüreceğiz. Sendikamıza ve seçilmiş temsilcilerimize yönelik bu tür itibarsızlaştırma saldırıları karşısında sessiz kalmayacağımızı, hukuki haklarımızı sonuna kadar kullanarak yargı yoluna başvuracağımızı da kamuoyuna açıkça ilan ederiz.