Son güncelleme Aralık 25th, 2025 12:08 AM
May 10, 2018 sendikalbirlik MANŞET 0
KESİNLİKLE TAMAM

Ülkede baskın seçim kararı ile birlikte, siyasi arena da olağanüstü hareketlilik baş döndürücü hızla devam ediyor… Bir yandan siyasal ittifaklar oluşuyor ve siyasi partiler cumhurbaşkanı adaylarını belirliyor, diğer bir yandan ise milletvekili olmak isteyenler siyasi partilerine başvurularını yaparak milletvekili aday adayı olup, siyasi yarış içerisinde yerlerini aldılar. Herkese kolaylıklar ve başarılar diliyorum. Ancak parası ve dayısı olanlar değil; yüreği ve mücadele azmi olanların ve siyaseti toplumsal menfaatler için bilimsel temelde yapma gayreti ve cabası içerisindeki arkadaşların aday gösterilmesi dileğiyle…
Bir arada birlikte tutum almanın kaçınılmaz olduğu bu süreçte, ortak alanları güçlendirmek hepimizin ortak sorumluluğudur. Ülkemizin ve çocuklarımızın geleceğine dair; “hele bakarız.” diyebileceğimiz bir dönemi yaşamıyoruz. Tehlike büyük. Dolayısıyla demokrasi için, adalet için, hukuk için, bir arada birlikte kardeşçe yaşam için legal ve demokratik zeminde mücadeleyi büyütmek bizim kaçınılmazımızdır.
AKP’li siyasi aktörlerinin tamamı inanç ve değerlerimiz üzerinde siyasi rant sağladıklarını ve yine 16 yıldır aynı söylem ve pratikleriyle yoksulun daha yoksul, zenginin daha zengin olduğu açık ve nettir. Baskı ve manipülasyonlarla biat eden, önlerinde diz çöken şükürcü bir toplum yaratılmak istenmektedir. Bu duruma direnen aydınların, akademisyenlerin, yazarların, öğrencilerin, kadınların, emekçilerin, tutuklandığı, ihraç ve sürgün edildiği yine gazetelerin, dergilerin, TV’lerin kapatıldığı veya el konulduğu yürek burkan ve isyanımızı büyüten bir süreci yaşamaktan bıktık artık! Yeter demenin, tamam demenin tam da zamanıdır. Bu bağlamda;
Yoksulların, emekçilerin, Kürtlerin, Alevilerin, öğrencilerin, kadınların ve çocukların ötekileştirildiği bir Türkiye değil, ötekisi olmayan bir Türkiye’yi yaratmak zorundayız.
Toplumun yüzde eli, yüzde eli kutuplaştırıldığı bir Türkiye değil, her yurttaşın kendisini değerli his ettiği bir Türkiye’yi yaratmak zorundayız.
Tarımda ve sanayide tamamıyla dışa bağımlı bir Türkiye’yi değil, tarımda ve sanayide ülke ekonomisine katkı sunacak şekilde yeniden inşa edildiği ve sanayide yüksek katma değerli sanayi ürünlerin üretildiği bir Türkiye’yi yaratmak zorundayız.
Milli gelirin yüzde eli ’sinin 1 milyon, geriye kalan milli gelirin yüzde eli ’sinin 79 milyon insanın paylaştığı bir Türkiye değil, ülkenin bütün kaynaklarından ülke halklarının eşit şekilde yararlandığı bir Türkiye’yi yaratmak zorundayız.
Her on yılda bir darbe veya darbe girişiminin yaşandığı bir Türkiye değil, halkın taleplerinin hayat bulduğu, kolluk kuvvetlerinin siyasi alanın tamamen dışında tutulduğu bir Türkiye’yi yaratmak zorundayız.
Yasama, yürütme ve yargı erkinin tek elde toplanıldığı bir Türkiye değil, devletin temel organları olan yasama, yürütme ve yargı erklerinin kendi hukukları içerisinde bağımsız işledikleri bir Türkiye’yi yaratmak zorundayız.
Komşu ülkelerin tamamı ile sorunlu bir Türkiye değil, “yurtta barış, dünyada barış” şiarı ile savaşı değil barışı, ölümleri değil yaşamı savunan bir Türkiye’yi yaratmak zorundayız.
Siyasi nezaketsizliğin zirve yaptığı bir Türkiye değil, Siyasi inceliğin, siyasi zarafetin olduğu bir Türkiye’yi yaratmak zorundayız.
Belli bir zümre veya tarikatın iktidar olduğu bir Türkiye’yi değil, halkın iktidarını kurduğumuz bir Türkiye’yi yaratmak zorundayız.
Barajların, barikatların, OHAL’in, KHK’lerin, olduğu ülkemizde, siyasal iktidarın rakiplerini tutuklaması, aday olabileceklere her türlü zorluğu ve zorbalığı dayatmaları emekçiler açısında hiç de şaşırtıcı olmamıştır. Zorluk ve zorbalık karşısında KESK’li emekçiler sinmeyecek ve geri çekilmeyecektir. Biz KESK’liler 24 Haziran’a umut, inanç ve kararlılıkla hazırlıklılarımızı tamamlayarak yoksul emekçi halkla buluşmak üzere alanlarda, sokaklarda ve sandıklarda görev alarak barış mücadelesine katkımızı net olarak sergilemek zorundayız.
“Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya da hiç birimiz” diyerek taleplerimizin hayat bulması için TAMAM demek zorundayız.
Sevgi ile kalın TAMAM mı?
Ahmet KARAGÖZ
happy wheels
Ara 25, 2025 0
Nis 05, 2024 0
Mar 08, 2024 0
Mar 04, 2024 0
Ara 25, 2025 0
Nis 05, 2024 0
Mar 08, 2024 0
Mar 04, 2024 0