Son güncelleme Aralık 25th, 2025 12:08 AM
Mar 28, 2018 sendikalbirlik MANŞET 0
Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Tokat Şube Başkanı Tayyar Özcan, şeker fabrikalarının özelleştirilmesine karşı olduklarını belirtti.
Şeker Fabrikalarının özelleştirilmesinin topluma yapılabilecek en büyük kötülük olduğunu ifade eden Özcan, bugüne kadar özelleştirilen her fabrikanın kapandığını, şeker fabrikalarının daözelleştirme sonucu kapanacağını söyledi.
Özelleştirmenin, fabrikalarda çalışan işçilerin iş güvencesinin ortadan kaldırılması, emek sömürüsünün artması, ücretlerinin düşmesi demek olduğunu belirten Özcan, “15 yıldır satmadığı/özelleştirmediği kurum kalmayan iktidar, şimdi de gözünü şeker fabrikalarına dikmiş durumda.Kendi kendine yetebilen ender ülkelerden” tarifi, ortaöğretim coğrafya kitaplarının sayfalarında kalmak üzere” dedi.
Şeker fabrikalarının özelleştirilmesinin, nişasta bazlı şeker kotalarının arttırılmasının kaygı verici girişimler olduğunu ifade eden Özcan, “Söz konusu özelleştirmenin halk sağlığına olan etkileri görmezden gelinemez, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası olarak ilan ediyoruz:
Şeker fabrikalarının özelleştirilmesine karşıyız!Bugüne kadar özelleştirilen her fabrikanın başına geldiği gibi özelleştirme sonucu şeker fabrikalarının da başına gelecek olan da bir kısmının kapatılması, şirketler tarafından daha karlı olduğu düşünülen alanlarda faaliyet yapılması demektir
Şeker fabrikalarının özelleştirilmesi pancar üretiminin azaltılması, pancar üreticisinin üretim yapamaması demektir” şeklinde konuştu.
Başkan Özcan konuşmasını şöyle sürdürdü; “Tüm dünyada bir kaç ülke ve şirket gıda sektörünün yarıya yakınını kontrol ediyor. bizim gibi ülkeler IMF kredisi alabilmek için tarımda kendi kendine yeterliliği ortadan kaldırmaya yönelik yaptırımları kabul ediyor. Tarım yapılabilir alanlar tahrip ediliyor, kota uygulamaları, ithal tohumlar, mazot fiyatları, üreticiye destek verilmemesi sonucunda ihracata dayalı bir gıda ekonomisi oluşturularak daha da bağımlı ülkeler haline gelmenin yolu açılıyor.
Gerek pancar üreticileri, gerek kapatılacak fabrikalardaki işçiler ve aileleri, gerekse nişasta bazlı şekerlere daha da mecbur bırakılacak toplumun bütününü için şeker fabrikalarının özelleştirilmesi büyük bir tehdit demektir!Pancardan üretilen şekerin azaltılması genetiği değiştirilmiş mısırdan üretilen nişasta bazlı şekerlere daha fazla maruz kalmak demektir. Pancar şekeri yüzde 50 glikoz yüzde 50 fruktoz içermektedir. Mısır nişastasından glikoz ve früktoz şurubu olarak elde edilen nişasta bazlı şekerlerde ise daha yüksek oranda früktoz bulunmaktadır. Nişasta bazlı şekerler, pancar şekerine göre daha ucuz ve sıvı formda oldukları için gıda endüstrisinde daha fazla tercih edilmektedir. Ancak nişasta bazlı şekerlerin insülin metabolizması üzerindeki olumsuz etkileri sonucu obeziteye yatkınlığı arttırması kanıtlanmış, bunun yanı sıra diyabete yol açabildiği de düşünülmektedir. Bu düzenlemeyle nişasta bazlı şekerlere muhtaç bırakılıyor olmamız obezitenin, diyabetin katlanarak arttığı toplumumuzda halk sağlığının hiçe sayılması demektir.Pancar üretimine kota getirilirken mısır şurubunu ithal ediyor olmamız ve okul kantininden mahalle bakkalına kadar her yerde bu işlenmiş gıdalara maruz kalmamız sağlığımızı tehdit ediyor.
Şeker fabrikaları özelleştirilmesin. Gıda güvenliği için, halk sağlığının korunması için bu yanlış politikalardan biran evvel geri dönülsün”
happy wheels
Ara 25, 2025 0
Nis 05, 2024 0
Mar 08, 2024 0
Mar 04, 2024 0
Ara 25, 2025 0
Nis 05, 2024 0
Mar 08, 2024 0
Mar 04, 2024 0