Son güncelleme Aralık 25th, 2025 12:08 AM
Mar 27, 2018 sendikalbirlik MANŞET 0
Eğitim Sen Merkez Yürütme Kurulu üyesi olarak 5 Haziran 2017 tarihinde görev aldım. Eğitim ve örgütlenme faaliyetleri kapsamında gittiğim illerde; okullarımızda sendikalı, sendikasız öğretmenlerle ve yine sendika binalarımızda üye ve yöneticilerimizle yapmış olduğumuz toplantılarda üyelerin; ekonomik, özlük ve demokratik hakları ile ilgili yaptığımız sunum sonrası öğretmen arkadaşların talep, öneri ve eleştirilerini de almaya özen gösterdim. Merkez Yürütme Kurulundaki her arkadaşımın da aynı duyarlılıkla sendikal faaliyet yürüttüğünü biliyorum.
Bugüne kadar Adana, Tarsus, Maraş, Gaziantep, Kilis, Urfa, Diyarbakır, Mardin, Hatay, Çorum, Tokat, Amasya, Ankara, Bolu, İstanbul, Van, Muş, Aydın, Bitlis ve Karabük illerinde sendikal faaliyetler yürüttüm. Eğitim emekçilerinin ülkenin içinde bulunduğu siyasal konjonktür nedeniyle kaygı, korku içerisinde görev yaptıklarını üzülerek ifade etmek isterim. Özellikle AKP döneminde yapılan yasal düzenlemelerle AKP’nin kendi siyasal ideolojik ihtiyacını karşılayacak yandaş öğretmen yaratma hırsından kaynaklanan öğretmenlerin itibarsızlaştırıldığı bir süreci öğretmenler yaşanmaktadır.
Milli Eğitim Bakanlığının cemaat ve tarikatlarla yapmış olduğu protokoller nedeniyle okullarımızda kamusal, bilimsel, laik ve akademik eğitim yerine dini referans alan dayatmacı gerici bir eğitim anlayışı ile okullarımız ve çocuklarımız adeta teslim alınmış durumda.
Sessiz kala kala, ses çıkaracağımız hiç bir alan kalmadı. İhraçsın konuşma, sürgünsün konuşma, tutuklusun konuşma, kadınsın konuşma, çocuksun konuşma, öğrencisin konuşma, üyeniz istifa eder konuşma, memursun konuşma. Sağır, dilsiz körler ülkesi olma konusunda hızla ilerliyoruz. Haydi Türkiye! Her türlü ses kirliliğine rağmen sessizlikte 1. OL!
Siyasal iktidar tarafından yapılan yasal düzenlemelerle okulların, öğrencilerin ve velilerin bütün planlarını, düzenlerini yerle bir eden uygulamalarla eğitim ve öğretim öğrencilerimiz ve öğretmenlerimiz açısından adeta işkenceye dönüşmüştür.
Öğretmenler, her türlü baskı, dayatma, angarya, mobbing ve manipülasyona rağmen toplumun aydın entelektüel birikime sahip önder kamu çalışanlarıdır. Bu nedenle öğretmenler silkelenmeli ve kötü gidişata dur demelidir. Gün biz öğretmenler için; ülkemize, çocuklarımıza karşı olan tarihi sorumluluğumuzu yerine getirme günüdür. Ülkenin aydın yurtsever öğretmenleri! Ya bu kötü gidişatı durduracağız. Ya da bu süreçte sömürüye, yoksulluğa, güvensizleştirmeye, savaşa ve faşizme teslim olacağız. Geri çekilerek teslim olmak, biat etmek yerine bir adım öne çıkmak için mücadeleyi ve dayanışmayı büyütmek kaçınılmaz hale gelmiştir.
Öylesine bir süreç yaşıyoruz ki, sıradan en demokratik hakların dahi kullanılamadığı, kullanılması durumumda vatan haini damgası ile yaftalandığımız, kamu hizmetlerinden men edildiğimiz, adli ve idari soruşturmalarla cezalandırıldığımız bir dönemde yaşıyoruz. Muhalif olmak, muhalefet olmanın gereğini yerine getirmek, eleştiri hakkının kullanılmasının suç unsuru olarak karşımıza çıkmış ve bizleri etkisiz hale getirmiştir. Makbul yurttaş AKP’li olan yurttaş olup, gerisi tamamen suçlu muamelesi görmektedir.
Yurttaşlara AKP’li olma zorunluluğu dayatılmasını dün, bu gün ve yarın da kabul etmeyeceğimizi açık yüreklilikle en yüksek ses tonuyla ifade ediyoruz ve etmeye de devam edeceğiz. İnsan olmamızdan kaynaklı insan hakları evrensel beyannamesinde tanımlanan haklarımızı kullanabildiğimiz bir Türkiye tasavvur ediyor ve tanımlıyoruz. Siyasal iktidarın talimatlarına göre tutum alan yargıçlardan adalet beklemenin insan aklıyla alay ettiklerini bu gün daha net görmekteyiz. Bu bağlamda sendikaların, emek ve meslek örgütlerinin, demokratik kitle örgütlerinin ve tüm muhalefettin bir arada birlikte tanımladığı ve demokratik kanallarda örgütlediği fiili meşru mücadelenin ya bir parçası olacağız ya da parça parça tükenmeyi kabul edeceğiz. Yönerge ve yönetmeliklere küçük dokunuşlar yaparak sonuç alamayacağımız gerçeğini kabul eden bir arkadaşınız olarak, yeni sendikal politikalara ve yeni mücadele araçlarına ihtiyacımız vardır diye düşünüyorum.
Sevgi ve umutla kalın.
Ahmet KARAGÖZ
Ara 25, 2025 0
Nis 05, 2024 0
Mar 08, 2024 0
Mar 04, 2024 0
Ara 25, 2025 0
Nis 05, 2024 0
Mar 08, 2024 0
Mar 04, 2024 0