Son güncelleme Aralık 25th, 2025 12:08 AM
Eyl 23, 2016 sendikalbirlik MANŞET, SENDİKALARDAN 0
Kaynak: Eğitim Sen
Eğitimde yaşanan açığa almalar ve Sendikamıza yönelik baskılar hakkında, bugün Genel Merkezimizde, önceki genel başkanlarımızın ve MYK üyelerimizin katılımıyla bir basın toplantısı gerçekleştirdik. Genel Sekreterimiz Mesut Fırat’ın sunumunda gerçekleşen toplantının açılış konuşmasını Genel Başkanımız Kamuran Karaca yaptı.
Genel Başkanımız Kamuran Karaca’nın yaptığı basın açıklaması şöyle:
18 milyon öğrenci, 1 milyona yakın öğretmen, hükümetin darbe fırsatçılığı yaparak hayata geçirdiği ihraçlar ve açığa almalar nedeniyle, bu yıl büyük bir belirsizlik ve kaos ortamında eğitim öğretime başlamıştır. 2016-2017 eğitim öğretim yılı, toplumun geniş bir kesiminin, öğretmenlerin, öğrencilerin ve velilerin doğrudan etkileneceği ağır sorunlarla açılmış, pek çok okulda öğretmenlerin ihraç edilmesi ya da açığa alınması nedeniyle dersler boş geçmiştir.
Hükümet, sadece darbe fırsatçılığı yaparak hukuksuz bir şekilde gerçekleştirdiği ihraçlar ve açığa almalarla sadece eğitim emekçilerini değil, aynı zamanda kamu emekçileri içinde sendikal mücadele açısından en dinamik kesim olan Eğitim Sen’in örgütlülüğünü hedef almıştır. Mücadele tarihi boyunca iktidarların, darbelerin ve darbecilerin ilk hedefi olan eğitim emekçileri mücadelesinin darbecilerin izinden gidenler tarafından bir kez daha hedef haline getirilmesi bizim için şaşırtıcı değildir.
Eğitim Sen’in tarihi, eğitim ve bilim emekçilerinin yüz yılı aşan örgütlü mücadele tarihine yaslanmaktadır. Eğitim Sen, Türkiye Öğretmenler Sendikası (TÖS), Tüm Öğretmenler Birleşme ve Dayanışma Derneği (TÖB-DER), Eğit-Der, Eğitim-İş, Eğit-Sen, Öğretim Elemanları Sendikası (ÖES) sürecinden gelen örgütlenme geleneği üzerinden inşa edilmiştir. Eğitim Sen, mücadele tarihinin birikimlerinden öğrenerek her türlü baskı, engelleme ve tehdide rağmen, savunduğu ilke ve değerlerinden taviz vermemiş, tarihi boyunca sadece askeri darbelere değil, sivil darbelere karşı da somut tutum almıştır.
Yıllardır eğitimde ve toplumsal yaşamda oluşturulmak istenen tekçi, dayatmacı, anti demokratik ve baskıcı politikalara karşı, kamusal, bilimsel, demokratik, laik ve anadilinde eğitimin savunucusu olan Eğitim Sen, mücadelesini hükümetlerin kanatları altında değil, okullarda, üniversitelerde, eğitim kurumlarında inşa etmiş, eğitim ve bilim emekçilerinin sesi, taleplerinin takipçisi olduğu için her dönem bertaraf edilmesi gereken bir tehdit olarak görülmüştür.
Sendikal mücadelemize yönelik olarak başlatılan kara propaganda eşliğinde yürütülen iftira kampanyaları ve yalan haberlerin tek amacının, iktidarın eğitimi dinselleştirme ve özelleştirme uygulamalarının karşısında en önemli engel olarak görülen Eğitim Sen’i yıpratmak ve zayıflatmak olduğu açıktır. Çünkü Eğitim Sen, mücadele tarihi boyunca sadece sendikal-ekonomik hakların değil, aynı zamanda emek ve demokrasi mücadelesinin de öznesi olan, anti-demokratik uygulamalara, toplum üzerindeki baskılara, her türlü ayrımcılığa, baskılara karşı mücadele etmiştir. İktidarı rahatsız eden de budur.
Eğitim Sen’in mücadelesi sadece sendikal-ekonomik haklarla sınırlı olmayıp, aynı zamanda ülkemizde demokrasinin gelişmesi, herkes için düşünce ve ifade özgürlüğünün sağlanması, farklı kimlik ve kültürlerin kendilerini özgürce ifade edebildiği ve kamusal alanda kendisini temsil edebildiği gerçek anlamda laik ve demokratik bir Türkiye yaratılması mücadelesidir. Dolayısıyla darbeci zihniyetin asıl hedefi kurum olarak Eğitim Sen değil, Eğitim Sen’in savunduğu tüm demokratik ilke ve değerlerdir. Toplumu ve eğitim sistemini kendi siyasal-ideolojik hedeflerine uygun şekilde biçimlendirmek isteyenler, bu hedeflerinin karşısında engel olan Eğitim Sen’i görmektedir.
Yaşamın her alanında kendisine mutlak itaat isteyen ve bunun için her fırsatı kullananlar, gücünü tarihinden alan eğitim ve bilim emekçilerinin örgütlü mücadelesi asla engelleyemeyecektir. Çünkü bizler çocuklarımıza ve öğrencilerimize onurlu bir gelecek bırakacağımıza söz verdik ve sözümüzü mutlaka tutacağız.
Eğitim emekçileri, mücadele tarihi boyunca hiçbir baskı ve tehdit karşısında diz çökmemiş, savunduğu ilke ve değerlerden taviz vermemiştir. Bunu eğitim emekçileri de bizlere saldırarak kendi suçlarını gizlemeye çalışanlar da çok iyi bilmektedir. OHAL hukukunu dayanak yaparak, yasa dışı girişimlerde bulunanlar suç işlemektedir ve yaptıklarının bedelini hukuk karşısında mutlaka ödeyecektir, kimsenin yaptığı yanına kalmayacaktır.
Genel Başkanımız Kamuran Karaca’nın ardından TÖB-DER Genel Başkanı İsmet Yalçınkaya, Eğit-Sen Kurucu Genel Başkanı İsmet Aktaş, Eğitim Sen Kurucu Genel Başkanı Yıldırım Kaya, Eğitim Sen Eski Genel Başkanı Kemal Bal, Eğitim Sen Eski Merkez Kadın Sekreteri Elif Akgül Ateş, Eğitim Sen Eski Genel Başkanı Alaattin Dinçer, Eğit-Der Genel Başkanı Mustafa Demir, KESK ve Eğitim Sen Eski MYK Üyesi Mustafa Avcı, KESK ve Eğitim Sen Eski MYK Üyesi Fevzi Ayber ve Eğit-Sen Eski MYK Üyesi İlknur Birol birer konuşma yaptılar.
happy wheels
Kas 07, 2017 0
Eki 20, 2017 0
Eyl 14, 2017 0
Ağu 29, 2017 0
Ara 25, 2025 0
Nis 05, 2024 0
Mar 08, 2024 0
Mar 04, 2024 0