24 Kasım 1928’de Meclis, Atatürk’e “Millet Mektepleri Başöğretmenliği” ünvanını vermiştir. Dünyada hiç bir lider O’nun kadar bu ünvanı hak etmemiştir. Neden derseniz, yurdun dört tarafı işgal altında iken, daha Büyük Taarruz başlamadan, okulları ziyaret edip gözlem yapan; öğretmenleri yüreklendiren; kadın-erkek ayrılığını eleştiren; Harf Devriminden sonra kara tahtanın başına geçip örnek olan O’dur. Yine “Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir. Öğretmenden, eğitimden yoksun bir millet, henüz millet olma kabiliyetini kazanamamıştır” der, yine milletvekili maaşı düzenlenirken “Öğretmenin maaşını geçmesin” diyen de Mustafa Kemal Atatürk’tür.
12 Eylül faşist darbesi öğretmen örgütlerini kapatıp binlerce yönetici ve üyelerini tutuklayıp işkencelerden geçirirken, onlarcasının ölümüne sebep olurken, yüzlercesini meslekten atıp sürgünde yaşamak zorunda bırakırken Atatürk’ün arkasına sığınarak darbeden bir yıl sonra 24 Kasım gününü öğretmenler günü ilan etti. 12 Eylül darbesi sonrası temeli atılan politikalarının ürünü olarak “bilimsel, laik ve demokratik eğitim”e dair Cumhuriyetin kazanımları yok edilerek bugünkü gerici, ırkçı, bilim dışı siyasi iklim oluşturuldu. Biz 24 Kasım öğretmenler gününün içi boş övgü dolu söylevler verilip öğretmenlerin değersizleştirilmesine hep karşı olduk olmaya da devam edeceğiz.
Bu duygularla Sendikal Birlik olarak laik, demokratik ve bilimsel eğitimden yana olan tüm eğitim emekçisi arkadaşlarımızın “24 Kasım Öğretmenler Günü”nü kutlarız.