Ankara Sendikal Birlik'ten Açıklama

 

BASINA VE KAMUOYUNA

Ülkemiz üzerinde oynanan yeni bir oyunu izlemeye başladık. Bu oyunun adı (TÜRBAN).

2002 yılından beri iktidarda bulunan AKP, sözüm ona türban sorununu çözümü için Başbakan'ın İspanya'da verdiği demeç ile ilk adımını attı. Türbanın  önceleri siyasi simge olduğunu kabul etmeyen Başbakan şimdi ise tam 180 derece dönüşle  takiyye yaptığını açığa vurarak, türbanın siyasi simge olduğunu kabul etmiştir.

İspanya dönüşü ilk iş olarak türbanı Meclise getirmişler, MHP ile aynı  kaynaktan beslendiklerini ispatlarcasına işbirliği içerisinde, ülkemizi bir  şeriat yönetimine  hazırlama görevine  dört elle sarılmışlardır.

Düşünebiliyor musunuz , artık türban üniversitelerde serbest olacak. Ülkenin bir yığın sorunu varken sanki bu ülkede tek sorun türbanmış gibi kamuoyunun ve Meclis'in gündemine oturtarak ülkenin sorunlarını örtbas etmeye çalışmaktalar. Bir yandan da kendi kamuoylarına  diyet borçlarını ödemeye çalışmaktalar.

Bir  AKP milletvekili  "türban tüm resmi dairelerde serbest olsun", Isparta Belediye Başkanı, ise "türban her yerde serbest olsun." diyor. Asıl niyetleri tüm kamu kurumlarında, bugün üniversitelerde yarın liselerde ve ilköğretim okullarında türbanın serbest olmasını sağlamak. Hatta biraz daha ileri giderek, her yerde "zorunlu  olması"nı sağlamak olduğunu ağızlarından kaçırdılar.

AKP Radikal İslamın Türkiye'ye ithal edilmesiyle yapay bir gündem oluşturulmuş.  İnsanlara, elektriğe, ulaşıma, doğalgaza… yapılan zamları yokluğu, yoksulluğu, işsizliği, terörü, ABD ile sürdürülen nükleer pazarlığı unutturmak, Şubat'ın ilk haftası Meclise gelecek olan Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası (SSGSS) v.b. kamuoyunun gündeminden  düşürerek, dikkatleri başka bir tarafa çekerek  emekçilerin kazanılmış haklarını  uluslar arası sermayenin  isteği doğrultusunda  budamak için gerekli  yasaları ve bu arada  Türkiye Cumhuriyeti'ni şeriat devletine  çevirmenin ilk adımı saydığı  türbanı serbest bırakan  yasayı da Meclisten geçirip yasalaştırarak bir taşla iki kuş vuracaktır. 

Atatürk'ün kurmuş olduğu laik Cumhuriyeti yıkmak üzere gene Atatürk'ün "fikri hür vicdanı hür nesiller yetiştirmek" sözü kullanılarak  bir iki yüzlü yorum örneği de  verilmiştir; Tanrıyı , dini kendi çıkarları için nasıl kullanıyorlarsa Atatürk'ü de çıkarları doğrultusunda kullanmaktan çekinmeyeceklerini, rejimi değiştirmek için  Cumhuriyetin olanaklarından sonuna kadar yararlanacaklarını, amaçlarına ulaşmak için her yolu mubah saydıklarını bir kez daha göstermişlerdir.

Sendikal Birlik, Türkiye Cumhuriyetinin olmazsa olmazı "Atatürk İlke ve Devrimleri'nden", "Laik Cumhuriyet"ten ve "Bağımsız Demokratik Türkiye"'den yanadır.

Sendikal Birlik emeğin en yüce değer olduğu ilkesinden asla ödün vermeyecektir.

Bu anlayıştan yola çıkarak   tüm emekten, demokrasiden, bağımsızlıktan, eşitlikten, özgürlükten, insan haklarından, kadın haklarından, yaşanılası bir  çevre ve dünyadan yana olan herkesi  bu gidişe dur demeye, birlikte karşı koymaya, en az onlar kadar cesur ve atak olmaya, haklarınıza, kendinize, yaşamınıza  geleceğimize, çocuklarımızın geleceğine sahip çıkmaya çağırıyoruz.28.01.2008

 

KESK Sendikal Birlik Ankara Yürütmesi

Hüseyin Bekar

Şehnaz Sönmez

Hürdoğan Aydoğdu

İsmail Canpolat

Şükrü Yakar