SENDİKAL BİRLİK TÜRKİYE TOPLANTISI SONUÇ BİLDİRİSİ

KESK Sendikal Birlik 30.08.2007 tarihinde Ankara'da toplanmıştır. Toplantıda yapılan değerlendirmeler şu şekildedir:

Siyasal ve Sendikal Sürecin Değerlendirmesi:

- 22 Temmuz sonuçlarına yüksek beklentilerle gidilmiş, fakat genel anlamıyla sol siyaset tarafından beklenen ve istenen başarı gösterilememiştir.

- Seçim sonuçları sonucunda oluşan olumsuz duygulardan bir an önce sıyrılarak belli bir program çerçevesince çalışmaların artarak sürdürülmesi gerektiği vurgulanmıştır.

- Sosyal demokrat partiler bir an önce yüzünü topluma dönmesi; sivil toplum örgütleri ve kurumlarıyla işbirliği, dayanışma ve birlikte mücadeleyi örmesi gerektiği belirtilmiştir.

- Bağımsız adaylıklarla DTP’nin ve Ufuk Uras’ın Meclis’e girmiş olması son derece önemlidir. Umarız bu durum KESK ve bağlı sendikalardaki izdüşümü anlayışların elini rahatlatır. Arkadaşlar bugüne dek sendikalarımızı sıkıntıya sokan çeşitli siyasal tutumlarını Meclis’teki siyasal temsilcilerine bırakarak sendikalarımızı ve konfederasyonumuzun asli görevleri üzerinden yürümesinin yolu açılır. Şayet böyle yapılmaz da örgütlerimiz bu yapıların arkasına takılmaya kalkılırsa sorunun kamu emekçileri mücadelesine olumsuz etkilerinin kaçınılmaz olduğu unutulmamalıdır. Bu tür tutumlara dün olduğu gibi bu günde karşı çıkacağımız bilinmelidir.

- Amerikan ve AB emperyalizminin politikalarını uygulayan AKP, ikinci kez seçimleri kazanarak iktidara gelmiştir. Cumhurbaşkanlığı makamını da ele geçiren AKP, birinci dönem yapamadığı yasaları ( SSGSS, KPY, SGK gibi ) yaşama geçirme konusunda geçen döneme oranla çok daha kararlı ve acımasız olacaktır. Böylesi gelişmelere karşı KESK, DİSK-TTB-TMMOB ile yaptığı işbirliği ve mücadelesinin çeperini çok daha genişletmeye ihtiyaç vardır.

Seçim öncesi dayatmayla siyasal gerginlik yaratan AKP, 22 Temmuz sonrası seçim sonuçlarından aldığı güçle Cumhurbaşkanlığı için uzlaşma sözü vermesine rağmen sözünde durmamış dayatmasını sürdürmüştür. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yaşanan gerilimin devam ettirileceği görülmüştür.

- İkinci kez ismi üzerinde kriz çıkan adayın sendika ve sivil toplum örgütlerini gezmesi tribünlere oynamak olarak algılanmış; uzlaşmacı bir görünüm vererek halkı ve kamuoyunu yanıltmaya yönelik bir hareket olarak değerlendirilmiştir. KESK'in adayı destekleyici olmayan tutumu doğru bulunmuştur.

- Anayasa değişikliğinin AKP'nin tek başına kapalı kapılar ardında parti programı gibi yapmaya çalıştığı hepimizce bilinmektedir. Yeni Anayasa'nın ılımlı İslam devletinin anayasası olma yolunda açılımlarla tartıştırılmaya başlanması (Atatürkçülüğün anayasadan çıkarılması, türbana serbestlik sağlanması) önümüzdeki sürecin belirleyicisi olacaktır. Özgürlük verdiğini öne sürecek olanlar aynı zamanda çalışanların hakları konusunda hiçbir açılım hedeflememektedir.

- Kamu çalışanlarının sözcüsü (DTP, ÖDP …) bir parti olamaz. KESK, daha önce yapıldığı gibi eylem ve etkinliklerimizde bize destek verenler arasında bir kısmını yuhalatıp bir kısmını da överek kürsüye çıkaran tavırdan vazgeçilmeli, bir siyasi partinin vesayetindeki sendika imajından hızla kurtulmalıdır.

- KESK ve bağlı sendikalar bir süredir üye kaybettiği bilinmektedir. 2007 yılı itibariyle KESK 3.konfederasyon durumuna düşmüştür. Bu durumun kuşkusuz çok çeşitli nedenleri vardır. Ancak çoğu kez yapıldığı gibi bu duruma gelinmesinin dış nedenlerini uzun uzun analizlerle açıklamanın yetmediği görülmelidir. Esas itibariyle kendimizden kaynaklı iç nedenleri gerçekçi ve önyargısız bir tutumla değerlendirip kendi yanlışlarımızdan kurtulamazsak durumun bu günlerden daha iyi olacağını kimse söyleyemez. Bu nedenle sorumluluk duyan herkesi örgütümüze sahip çıkmaya, hep birlikte benim olsun küçük olsun anlayışına karşı çıkmaya çağırıyoruz. Sendikal grupların iç çatışmalarını terk ederek yüzünü asıl hedefe dönmeleri gerektiğini, birbirleri hakkında asılsız ve yüz kızartıcı söylemlerde bulunmanın hiç kimseye yarar sağlamayacağı bilinmelidir.

- 6 yıldır süren toplu görüşmelerin bir sonuç getirmeyeceğini görülüp tespit edilmesi; bunun sonucunda KESK'in aldığı toplu görüşmelere katılmama kararının doğru olduğu; fakat bunun altının doldurulamadığı; alanın Kamu-Sen ve Memur Sen'e terk edildiği gibi bir izlenim olduğu belirtilmiştir.

- Sendikal Birlik grubu olarak KESK'in katılmama kararına rağmen Cumhuriyet Mitinglerine katılımımız kamu çalışanları arasında olumlu tepki almıştır.

Önümüzdeki süreçle ilgili alınan kararlar:

- Siyasal sürecin kamu emekçilerinin yaşamını daha da zorlaştıracağı yapılan toplu görüşmelerde açığa çıkmıştır. Daha kararlı ve örgütlü mücadelenin alt yapısı örülerek hazırlıklı olunması gerektiği

- Sendikaların tüzük kurultaylarını yaparak doğrudan seçim yaparak katılımı artırmaları sağlanması

- Örgütlenme modelinin tek bir model olması yerine yerel örgütlerin büyümesini hedef alan bir şekilde düzenlenmesi; metropol illerdeki örgütlenme alanlarını küçültecek biçimde yeniden düzenlenmesi

- Eğitim-Sen'de örgütsel farklılığımız olarak övündüğümüz "iki dönem üst üste seçilme" ile ilgili tüzük maddesinin değiştirilmesinin kitlenin gözünde bizi güvenilmez kılacağını, bu maddenin aynen kalmasını

- Sendikalarımızın mali durumlarının üye sayılarının düşmesi vb. nedeniyle harcamaların daha dikkatli yapılması; denetlenebilen bir örgüt modeli ortaya çıkarılması için kararlı davranılması

- Tüm kamu çalışanlarını KESK'te örgütlemeye çalışan bir program hazırlanmalı, tüm kamu çalışanlarına çağrı çıkarılarak "grevli, toplu sözleşmeli ve iş güvenceli" bir yasa çıkarmak ve yetki almak hedeflenmelidir.

- Sendika okulu açılarak, sendikal eğitim çalışmaları yapılmalı, mezunlarına diploma verilmelidir.